Öne Çıkanlar Amme Alacaklarının Gecikme Zammı Oranı Kaç Şehit Öğretmen Necmettin Yılmaz Kimdir Ömer Keskin Mehmet Ali Aydoğmuş neden itiraz etti Polat Şaroğlu Kimdir

Nuri Pakdil Anneler ve Kudüsler Şiiri

Nuri Pakdil’in Anneler ve Kudüsler Şiiri

Henüz birkaç ay önce kaybettiğimiz Nuri Pakdil, yüreğimize Kudüs Şairi olarak ayrı bir yere sahiptir.

O, "Yüreğimin yarısı Mekke'dir, geri kalanı da Medine'dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır" der.

ABD ve İsrail’in “Yüzyılın Anlaşması” adıyla dayatmaya çalıştığı zorbalıklara şahit olduğumuz şu günlerde onun Anneler ve Kudüsler şiirini yayıncısının da affına sığınarak sizlerle paylaşmak istedik.

İşte Kudüs Şairimizden Anneler ve Kudüsler şiiri:

ANNELER VE KUDÜSLER

I

Güz suları bizim şehrin önünden akar

Kış savunması

Bizim şehir üs öbür şehirlere

Dakka şimdi bir doğu kamerası

Ölümü çeken

Geleceği parmakların bir bir gösterdi

Yeşil bir harmani dizlerinde

Çek denizi aradan

And anıtları koy

Eski çağ taşlarının üstüne

Yeni çağ silahları üstüne

Eylem öğlesi

Gül kurularını birbirine bağladık

Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını

Kitabı açarak

Yonttuk

Soluğunda gül kokusu

Okunan ve bitmeyen bir sayfa

Gibi

Beni çeker bir girişime

Daha dinç ötede

Gerçekte olduğundan daha parlak

Yeresel

Otuzüç katlı bir yapı gibi

Damarlarımızda dolaşan kan gibi

Hamid çizgisi

II

At ipi atladı

Kitap soluyan atlar

Çocuk atı çağırdı

At çocuğu tanıdı

Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili

At geçer o zaman denizi

Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir

Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir

Biner ona

Sünnetçi

Cezayir’e atlarla gidilirdi

Babam atla bağa gelirdi

Yeni Ali

Paris’i atla dolaşacak

İyi binen ata

Bir solukta geçer Hazer’i

Yavaş yavaş ingiliz

Tuzağına düşer at süren yiğitlerin

III

Tûr Dağını yaşa

Ki bilesin nerde Kudüs

Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum

Ayarlanmadan Kudüs’e

Boşuna vakit geçirirsin

Buz tutar

Gözün görmez olur

Gel

Anne ol

Çünkü anne

Bir çocuktan bir Kudüs yapar

Adam baba olunca

İçinde bir Kudüs canlanır

Yürü kardeşim

Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin

(Ocak 1972)

IV

Narin bir üzüm anne yüreği

ağlaması çocuğun

çöl tülbent üstünde

sarar onunla anne yüreğini

Çocuk harita

anne çocuğun gözleriyle bakar

uyur çocuk

anne bekçi daim

Sokaklar dar mı

boğulur anne

bu atlar

geniş alan isterler

Çocuk koşar

ardından K da

insanın yüreğinde bir parça Kudüs vardır yani K

anne şimdi eline aldığı yüreğini yerine bırakır

Irmak yatağıdır

çocukların cepleri

bilmeyiz bütün ırmaklar sabahları

akşamları çocuk ceplerindedir

Erişince kelime beyi

çocuğun etine

pamuk gibi yumuşak olur o dağ

anneler her yerde o dağı ararlar

Dener çocuk

öndeki çocuk boynu mitralyözdür

toz kalktı mı ayaklardan

Alttaki çocukla birlikte ikisi de attır

Doğudan mı batıdan mı

yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse

ben çok önce çıktım doğu’dan

anneler her yerde ararlar beni

Çocuk akdeniz görmüş

her ülkede bulunan

bir

K’dır

Büyüyor elinde bomba

bombanın gerçeği yumuk çocuk eli

ama çocuk

aykırı görülür ölüme

Ölüm de yasadır

artar K

annelere sunu günaydın

çocuk önder

(Kasım 1973)

V

Mavi ışın dolanır anne gömleğinde

bal arısı deniz suyu

tayfı çocukların

gözetir kudüsleri

Kar yağmaz uçar anne gözlerinden

anne eli ovadır

oynayınca çocuk

daha genişler

Kudüse şiir gömlek dikişi annenin

gösterir yönümüzü iğneden çıkan ipliğin konumu

kare ya dikdörtgen

annenin çocuk yanağındaki izi

*

Düşününce anne

kudüsler yakınlaşır

bir tanrı tanımazın elinde de

kudüs haritası bakar kudüs yaklaşımıyla

Kelime anne dişleri

kiminde otuz iki kiminde otuz üç kelime

çocuk bu kelimeleri

öğrenerek yaş alır

Tapınakla yürek arasında en canlı ilişki

yüreğimiz sıkışınca

anladık

el aksa’dan bir taş düşürülmüştür

İnsan

soyaçekim

göğe yansır umudu

baktıkça aynada

Ve çocuk gülünce

ışır el aksa

el aksa bilir ki

çocuk koyacak o taşı

Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır

çocukların

gözleri

parmakları

Getirince baba

kudüsü özümleyen ekmeği

yeniler anne andını

kirazın ve silâhın üstüne

Deniz kabartısıyla

aynı andadır anne andı ve çocuk solunumu

bilir baba

toprağı süren makinanın hüzünle kudüsü söylediğini

Ağıt yakışmaz

şiire ve çocuk yüzlerine

ki çocuk yüzleridir getirir bizlere

gereğini bağımsızlığın

İlerler zaman

kudüs koşusunda

ancak anlar

çocukların daim önde olduklarını

(Şubat 1974

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

google.com, pub-8738498804284661, DIRECT, f08c47fec0942fa0