Öne Çıkanlar 1. hafta Sivas Beşiktaş Krivaya 95 Harekatı Emre mor kiralık maaş zammı Darülbedayi manası ne

Davutoğlu yeni partiden vaz mı geçti ?

EMİN ŞİRİN'DEN BOMBA AÇIKLAMALAR

Eski Ak Parti milletvekilleri bugünlerde yeniden gündeme gelmeye başladılar.

Yerel seçimlerden ülke genelinde başarılı çıkan Ak Parti'nin 3 büyük şehir olan İstanbul,Anlara ve İzmir'i kaybetmesi üzerine harekete geçen mıhalif Ak Partili vekil ve bakanlar yeni parti çalışmalarını hızlandırmış durumda.

Eski  Ak Partililer ise iki grup halinde yeni parti çalışmalarını devam ettiriyor.

Bir grup eski bakan Ali Babacan ve eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül etrafında toplanıp yeni parti çalışmalarını devam ettirirken diğer bir grup ise eski başbakan Ahmet Davutoğlu etrafında toplanmış duurmda.

Bugün Yeniçağ gazetesinden Ahmet Takan'ın sorularını cevaplayan eski milletvekili Emin Şirin gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Hem Türkiye'nin yoğun gündemini değerlendiren Emin Şirin aynı zamanda Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmeye değindi.

EMİN ŞİRİN'İN AÇIKLAMALARININ SATIR BAŞLARI

Geçen günlerde eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaklaşık 1.5 saat süren bir görüşme gerçekleştiren Şirin, içeriğe ilişkin olarak "Birinci sorduğum soru, 2014'de Kobani meselesi başladığında, daha doğrusu IŞİD'in Suriye'nin kuzeyine Fırat'ın doğusunu işgal hareketi başladığında bizim IŞİD ile mücadele koalisyonuna girmekte gecikip gecikmediğimizi ve 29 Ekim'de Kobani'ye peşmergeler girerken bizim niye girmediğimizi sorgulamıştım" bilgisini verdi.

Şirin şöyle devam etti:

"Buna, kendisi açısından bir devlet adamı meşruiyeti içinde cevaplarını verdi. Şöyle ki; 'Biz IŞİD ile mücadele koalisyonuna baştan beri girdik fiili olarak askeri operasyonlara iştirakimiz 11 ay sonra olsa bile koalisyonun başından içindeydik. Ve Kobani meselesinde direkt olarak bizim askerimizin girmesinden ziyade Kuzey Irak hükümeti ile irtibat içerisinde peşmergelerin girmesini tercih ettik. Çünkü o gün, unutmayınız ki o sırada Musul konsoloshanesinin IŞİD'in eline geçirilmesi meselesi vardı. O konuyu halletmemiz lazımdı. Ve birtakım başka unsurlar dolayısıyla askeri operasyona bizzat girmemeyi, bir fiil girmemeyi o günlerde devlet olarak tercih ettik' dedi. Bu birinci izahatı.


İkincisi, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarında Biden ile yaptığı görüşme. Yine 2014-2015 senelerinde yaptığı görüşmeler sonunda bu konunun neden geciktiğini sormuştum. Esas itibariyle 2 konudan bahsetti. Birincisi, 'bizim Doğu Akdeniz meselesinde bir stratejik derinlik olarak evvela Mısır ile bir irtibat içinde olmamız dolayısıyla Doğu Akdeniz'in en önemli iki ülkesinin irtibat içinde olması konusunu halletmeye çalışıyorduk o ilişkiyi kurmaya çalışıyorduk ama Sisi darbesiyle bu akamete uğradı veya uğratıldı' dedi. 'Uğratıldı' lafını da kullandı.

 Hiç mi öz eleştiri yapmıyor Ahmet Davutoğlu?

Onu kendisine sorun kendisi cevap versin. Ama şöyle söyleyeyim, benimle konuşmasında özeleştiri yapıp yapmaması önemli değil . Seçmen nezdinde kendisinin algısını, seçmen önünde Ahmet Davutoğlu algısını zedeleyen hususlar var. Nedir bunlar? Yüzde 49 buçuk oy almış çok başarılı bir Başbakan olarak seçimden çıkmasına rağmen bir anda azledildi görüntüsünü vermiş olması. Buna tepki vermemiş olması. Bunu niye yapmış olduğunu izah etmemesi. Dış politikadaki devletin menfaatlerini gözetmesine rağmen ortaya çıkan neticelerdeki sıkıntılar gibi meseleler var. Bu çerçevede kendi algısını düzeltmek için kendisinin bu izahatları vermesi lazım. Ben şöyle söyleyeyim, bir devlet adamı ciddiyeti olduğu şüphesiz ama seçimi devlet adamları kazanmıyor. Seçimi seçmen nezdinde lider algısı yaratan insanlar kazanıyor. Davutoğlu, burada bir eksiklik olup olmadığını kendisi tespit edip ona göre herhalde hareket edecektir. Ben kendi sorularım çerçevesinde tatmin oldum mu? Evet oldum diyeyim.

- Bu fırsattan istifade, yeni parti kurulma çalışmaları ile ilgili de izlenimleriniz oldu mutlaka...

Şöyle söyleyeyim, Ahmet Davutoğlu bir kere AK Parti'ye gönülden bağlı bir insan. Ama AK Parti'ye bağlılığı kadar hukuk devletine, demokrasiye, kuvvetler ayrılığına, insan haklarına, Kopenhag kriterlerine de bağlı bir insan. Eğer AK Parti'yi bu kriterler çerçevesinde görürse veya AK Parti'de bu kriterler çerçevesinde bir revizyon ortaya çıkarsa belki de ayrılmaktan vazgeçer. Yani, şahsi bir mücadele yapmadığı çok ortada. Prensipler çerçevesinde bir mücadele yapıyor. Bu prensipleri kendi mevcut partisi içinde uygulanır hale gelirse yeni parti kurmaktan da vazgeçebilir ama bunlar uygulanamazsa o zaman prensipleri parti aidiyetinin önünde olacak, öyle gördüm.

- Sizden içerik hakkında pek bir şey alamadık. Deneyimli bir politikacı olduğunuz için. Gazeteci ne kadar sıkıştırırsa sıkıştırsın siz yine bildiğinizi söylediniz…

Estağfurullah. Beni mazur görün haddim değil. Çünkü, her şeye rağmen eski bir Başbakan, eski bir milletvekili olarak beni kabul etti, oturduk, bir buçuk saat sohbet ettik. Açıklaması gereken şeyler varsa kendisi açıklar. Ben sorularımın cevaplarını aldım. Geri kalanını açıklamak kendisine aittir.

AHMET TAKAN

  YENİÇAĞ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.